Dil Sonsuzdur

Doğduk, ektik, biçtik, topladık, yaşadık, yedik, içtik, koştuk, savaştık, öldük… Yüzyıllar geçti. Her doğanla birlikte döngü başa döndü. Tüm bunlar olup biterken dönüp dönüp “Neden?” diye sorduk. Cevaplar bulduk. Doğayı bulduk elimizin altında, başımızın üstünde. Eştik durduk toprağı, dibini aradık. Kaldırıp başımızı baktıkça baktık bir başka dipsizliğe. Ekmeğimizi verip başımızı okşayan anayla baba gibi. Sanki hayal kırıklığımız onlarmış gibi, dipsizlikleriyle doldurduk aklımızı. Aklı selimlerimizden birkaçı çıkıp “Tanrı” dedi bu dipsizliğe, hem içimiz hem dışımız olan. Sonunu […]

Devamını oku

İnsan

İnsan yakınıp duruyor. İşler yorucu, haklar sözde, sokaklar kalabalık, doymak zor, hayat pahalı, insanlar vicdansız, hava kirli, ruhlar bulanık. Tunç devrinin sapağını döner dönmez gelinen hal, kafalarını pencerelerinden uzatır uzatmaz karşılacaklarından farksız. O kadar da geriye gitmeli. Bir çakmak taşı kıvılcımının başında toplanılan ilk güne gitmeli. İlk kıvılcımı yaratanla izleyenler arasında oluşan sistematik, insanlığı korkunun eşiğine savurdu. Öyle de hızlı savurdu bana kalırdı. Ateşten mi, çakmak taşını sürtenden mi korktuğunu hiçbir zaman anlayamayıp titreyerek korktu. İnsan, deneme-yanılmalarla yaşadığı […]

Devamını oku

Başlamaktan Korkuyorum: Herkes Gibi

korku

Başlamak için gereken her şey elimde ve başlamaktan korkuyorum. Bunun normal olduğunu bilmesem bunca sıkmazdı canımı. İnsan bilmediğinden korkar. Öğrendiği andaysa ihtimaller katlanır. Gözü keserse başını hafifçe yana yatırıp çenesini dikleştirir, kesmezse kuytu arar. Başta sadece bilinmezlikten korkarken geri dönüşü olmayan farkındalık -bir kitabı ilk kez okumanın, bir şarkıyı ilk kez dinlemenin hazzını Alzheimer olana dek kaybetmiş olmanın ayırdına varmak gibi- zangır zangır titretir. Kendi sınırlarında başaramamaktan korkarken rakiplerden oluşan bir dağ dikiliverir zihninin monarşik meydanına. […]

Devamını oku
1 2 3 8