Etkenlik Korkusu

Dünya’nın ütopikle distopik arasında yalpaladığını düşünüyorum. Bu yalpalarda, sarıldığımız toplumda kenara sıkışmış, bütünlükten uzak, en önemlisi sevdiklerimizden uzak kalma korkusu hangimizin yaşam gücüne çentik atmıyor ki? Bir adım ötesinde bulunduğumuz konumdan kazınma, etkenlik korkusu geliyor. Ne kadar saçma. Sahip olduklarım tatmine götürmekten öte özgüvenimin üzerine yığılan tuğlalar halini alıyordu. Artık tuğla da kalmadı eskisi gibi, direk gaz betonun altında eziliyordum. Neyse ki kurtuldum. Fakat etrafıma baktığımda birey toplumun, öğrenci öğretmenin, işçi patronun karşısında eziliyor.

 Eskiden tek kalemdeydi de bugüne uyarlamak gerekirse, tek tuşta silineceğini düşünüyor herkes, bu korkudan dolayı kendini bile ifade etmekten kaçınıyor. Dengeyi güçlü olan kurar sanıyordum ben de, bu konudaki davranış hatası, tuğlaları tam da burda fırlatmaya başlıyordu üzerime. Dengeyi güçlü olanın altındakilerin birey olduklarını bilmeleri kurar. Birey kendi kimliğinden emin olunca korkan olmaktan sonsuza dek kurtulmuş oluyor.

 Bir diğer perspektifle yaklaşacak olursam, etkenlik korkusuna edilgenliği sahiplenmek de diyebilirim. Nerden bakarsan bak kolaya kaçmak. Hani hep karşı taraftır ya asıl suçlu, hani hep soru da bir hata aranır çözemeyince, hani otobüs gelmemiştir. İstediği sonuca veya sebebe ulaşamayan insanların ilk sığınağı hep edilgenliktir. Kendini beğenmişlikten değil, kendimden emin olduğum için söylüyorum: etken olmayı etken cümleler kurmaya başlayarak öğrendim. Etkenlik korkusundan sıyrılmak isteyen herkesin yolu da er ya da geç burdan geçecektir. Kırk kere söylersen olur demiyorum, kırk kere yapamadığını kabullendiğinde olur diyorum. Vakti evvelinde şöyle bir laf etmiştim, üstüne uzun uzun düşündüm, her kelimesiyle doğru bana kalırsa:

“Yapamadım” ve “Bilmiyorum” demeyi öğrendiğimizde, çok şey değişecek. – Recep Vatansever

Yapamadım

İnsan “Yaptım, başardım, hallettim.” dediğinde içinde bir gururlanma yer eder ya, yapamadığında utanca dönüşmesinin sebebi de budur. Emek harcayan, çabalayan birinin başarmasından daha doğal ne olabilir? Aynı şartlarda tatmin etmeyen bir sonuçla karşılaşıldığındaysa özsaygılarını yitiren insanlar -elbette toplumdan da etkilenerek ortaya çıkan bir başka aşağılık kompleksiyle birlikte- utanca yönelirler. Yapmayın Allah aşkına, emeğinize inanıyorsanız “Denedik olmadı.” demeyin, “Çabaladım, şimdilik başaramadım ama başaracağım!” deyin. Gerçekten isteyen ve buna uygun hareket eden herkes başabilir. Klişelerden kaçınılır genelde, fakat doğrudan kaçınmamak lazım: limitiniz gökyüzü olmalı, fasulye sırığınız olmasa da.

Bilmiyorum

Daha beteri, insanların erdem skalalarının yerlerde olmasından ve bu kez özgüvensizlikten, yine malum kabullenilmeme korkusundan bilmediklerini itiraf edememe korkuları. Bunun türevlerini, pısırıklığını hepiniz biliyorsunuz. “Ay bilemedim, duymuştum ben bunu, hatırlayamadım şimdi…” Ne kadar da tatlı açıklamalar değil mi? Herkes “Bilmiyorum.” diyebilecek kadar kendini bildiğinde, her şey muhteşem olacak. Biliyorum, hiçbir şey muhteşem olmayacak.

Görsel: Hand Gun by Glenn Jones

Leave a Reply