Sevdiğim Kadını Kaybetmeyeceğim!

 Hayatlarımızdan binlerce insan gelip geçiyor. Her birinden parçaları bütünlükle sahipleniyoruz ya da kül ufak edip yollarımızı ayırıyoruz, parçalanıyoruz. Parçalarımızı yerden toplarken benliğin ve peşi sıra gelen gururun emaresi bile yok benim sevdiğim kadında. Yerden bir parça alıp beceriksizce yerine koyduğumda, o yine de acı çekerek de olsa bütünleşiyor kırıklarıyla. Yerden toplanacak parçalarım yok benimse. Her biri ayrı hayal kırıklığına sebep olan güdüsel benliğimden sıyrıldıkça kendim oluyorum.

 Tüm bu zor zamanlarda yanımda ya da karşımda, kırgın ya da huzurlu, mutlu yada üzgün de olsa her an parıltıyla bakıyor gözlerime. Hak ettiği güzellikleri yaşatmayı beceremedikçe santim santim konumumdan aşağı kayıyorum. Skhizein‘deki Henri Debrus gibi, kendimden 91 santim uzaktayım. Oturduğum apartmana bir meteor da çarpmadı onun gibi. Keşke çarpsaydı, daha kolay olabilirdi her şey. Fakat kolay olanı aramayacağım, asıl noktaya giderken etrafında dolanmayacağım artık.

 Sevdiğim kadında bulduğum güç, güzellikler, hayat, elimde ne varsa fazlasıyla düşünceli bir adam olup mutlu ederek sevdiğimle paylaşacağım. Bir insanı kaybetmemek için gereken bunun ötesi değil. Öğrendim. Bunun farkındalığına tırım tırım arayarak değil, acılara, mutsuzluklara sebep olarak varmış olmak berbat. Kaybetmeden bilincinde olmaksa müthiş. Birçok şeyi kaybedip geri kazanıp tekrar kaybedip bu kez tüm gücümle tekrar sarılınca anladım.

 Kaybettiğim, kaybettiğimi sandığım, yalnızlaştığım ve kimseye katlanamadığım zamanlarda içimi dökmekten başka elimden bir şey gelmiyordu. Hiç de gelmemiştir. Paralize oluyorum aniden. “Elimden gelmiyor” demekse hiçbir zaman tatmin edici açıklama olmadı benim için. “İstiyorsan yapacaksın, elindeki yetersizce eline fazlasını almak için çabalayacaksın, çabaların yetersiz geldiğinde sarılacaksın sana yürekten sarılana.” diyorum kendime. “Elimde değil.” demenin bir yok sayma ve kendimi aldatma olduğunu biliyorum. Böylelikle kendime dahi itiraf edemediğim utancından kurtulmuş oluyorum.

G. 18.08.2017
Anlatmak bir gram rahatlatamaz içimi. İçim dışım hiç şu anki kadar bir olamamışken içimi dışıma çıkarmak hiç şu anki kadar çekici gelmemişti. Korkmuyorum. En büyük korkum çenemi kitleyip ruhumu zangır zangır titretirken elimden gelenin ardından bakmaktan fazlası olamaması bilinç dışı eylemlerime karşı dahi korkusuzluk aşıladı kanıma.

Hayatın G noktası sanılır ki kalptir. Değil. G dört çizginin birleşimiyle kuyruğunu kollarıymış gibi boynuna dolayan, orda -kollarının arasında- olmaktan öte hiçbir şey istemeyeceğin, mutluluğun da kapana kısılmışlığın da doruğunu yaşatan noktadır. Bir noktanın sonsuza kadar uzanabileceğini bilmek, sonsuzluğu o nokta yapıveriyor. Aniden değil, saniye saniye, yıl yıl ve doğmamış çocukların ömrünce… Yapıveriyor.

Anlamım adım adım gitti. Adım adım da gelip boynuma tekrar dolanacağına inanmaktan başka neyim kaldı?

G. 04.09.2017
Yazdığın son cümlenin üzerine gelebilecek en ufak toz parçasını bile sindiremeyeceğimden ağzımı bile açmıyorum. Ağzımı açasım geldikçe olmadığın yerlere doğru koşmaya başlıyor aklım. Olduğun yer mi kaldı?

Sayıyorum, anlatıyorum, susuyorum ve baştan anlatıyorum. Hiçbirini sen görmeden, duymadan anlatııp duruyorum.

Ne kadar kaçıksam, “Normal değilsin.” dediğinde ne kadar yerine oturuyorsa, içime döndüğümde o kadar sıkış sokuş bir mahzende kalıyorum. Sen orda benden kalan parçaların, benim parçam olanları aranıyorsun. Hayatımı etkiledi dediklerimin ilk sayfasını açıyorsun. Hiçbir zaman silinmeyeceğini bildiğimiz defterleri yakmadan, yok saymadan arkasına bir sayfa yapıştırma gayretine giriyorsun.

Ne anlatıyorum gene saçma sapan. Derine inmeye çalıştıkça boşluğun karanlığında bulunduğumu anlıyorum sadece. Durduğum yerde, gel, sarıl, tutun, sonra da hayatımın en anlamlı hediyesini verdiğin gecede sana söylediğimi bir ağızdan söyleyelim istiyorum.

bak aşkım bu defa oldu.

Muhteşem nokta şu ki hayatımın G noktası, anlamım gelip tekrar boynuma dolandı! Bak aşkım bu defa oldu diyebiliyorum ona gururla! Resmen gururla. Şans, kader, bilinç, ruh, ten türevinde sayfalar dolduracak bir bütünlüğün sonucunda sahip olunan bir G noktam var. Gülsüm. Birlikteliğin tadı, hazzı, mutluluğu birbirinin her şeyini seven insanlar olmakla birlikte birbirinin hiçbir şeyinden tiksinmeyen insanlar olmakla damağımızdan, tenimizden ve ruhumuzdan hiç eksik olmayacak. Ne olursa olsun sevdiğim kadını kaybetmeyeceğim!

Görseller: G by Dany Rizky & letter G by Jing Zhang

One thought on “Sevdiğim Kadını Kaybetmeyeceğim!

Leave a Reply